Eveet bayadır yazmamışım ben biraz anlatayım günümüzü:)
Malum bu gün okullar açıldı, Elif Begüm de uzuuuun okul hayatının ilk gününü 4. yaşına basmadan yaşadı bu gün... Haftalardır stresteydim, nasıl olacak, alışacak mı? Sevecek mi? İsteyecek mi? Yiyecek mi? Uyuyacak mı? Temiz midir? Hastalanır mı? Kıyafetleri, eksikleri, malzemeleri vs.... Bu gün bir kez daha anladım ki; ben çok detaycı bir insanım... Bu özelliğim Elifle ilgili konularda daha da çekilmez oluyor. Herşeyi ayrıntısıyla düşünmek beynimi acaip yoruyor beni de stresli yapıyor ama elimde değil... Gördüm ki; okuldaki bir çok anne benim gibi abartmıyor... Rayına bırakmış ve işler düşünmeye çok da gerek kalmadan tıkırında yürüyor... Yaklaşık 3 aydır alışsın diye konuşuyordum Elif'le, bu gün onun faydasını gördük. Sabah 8 de bırakmaya götürdüm, yarım saat sonra da kendi okuluma geçmem gerekiyordu. İlk 15 dakikadan sonra Elif bana kızmaya başladı; "Sen neden bekliyosun, hadi git artık ben dururum" gibi cümleler duyunca ilk başta şaşırdım ama sonra çok rahatladım. Tam çıkacakken; "Beni yarın almaya gelin, çok gecikmeyin" demesin mi? Meğer yavrum gündüz uykusu için serdiğimiz yatak örtülerini, ranzaları görünce gece kalacağını sanmış... Öğleden sonra geleceğimi duyunca rahatladı. Tek sıkıntımız, okuldaki onun öğretmeninin başka bir okula müdür vekili olması ve 4 yaş grubunun öğretmeninin henüz başlamamış olması. Yarın öbür gün başlar dediler fakat ilk günlerde bakıcı anneler pek eksikliğini hissettirmemişler öğretmeninin. Okuluma geçtiğimde sürekli aklım ondaydı. Öğle arasında koşturduk hemen eşimle Evcilik odasına topanmışlar, diğer öğretmenlerin karagöz oyununu pür dikkat izliyorlardı Bizi görmesin görürse belki ağlar falan dedik ayrıldık... Eve geldiğimde ilk iş balkondaki saksılara minik elcağızlarıyla diktiği akşam sefası tohumlarının filizlerini sulamak oldu Burda olsaydı şimdi patlamış yeni tohumu sevinçle bana gösterirdi, suyu da kendisi verirdi derken boşaldı benim çeşmeler... Aklım sürekli onda tabii Eşim de demesin mi? "Tek başına bıraktık, tanımadığı bir sürü insanın yanında, aç mı kalır ki?" nerdeyse gidip alacağım o derece yani... Neyse kendime geldim Allah'tan öyle bir delilikte bulunmadım. Yemekte tavuk, pilav, çorba, üzüm varmış. Yedim dedi ama inşaallah yiyordur. Uyumuş da, biraz terlemiş, pijamalarını atletini değiştirmişler hoşuma gitti... Tek sıkıntısı ranzada üst katta yatamamak... "Ama ben 4 yaşına geldim kocaman kız oldum düşmem ki..." Canım benim senin kocaman kız diyen dillerini yesin annen...